Lif Nedir?

5/12/2007

LİF ( POSA ) NEDİR ?



Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Şafak Akçayoğlu'nun beslenme konusundaki tavsiyeleri

Lif aslında bitkilerin sindirilemeyen hücre duvarlarıdır. Hayal etmek gerekirse lifi odunun en ince parçaları gibi düşünülebilir. Bunlar midede parçalanmazlar. Midede suyla birleştiklerinde şişerler. Her lifin şişme oranı farklıdır. En fazla 20 kata kadar şişebilirler. Lif normal suyun içine atıldığında bu etkiyi görülmeyebilir . Midenin ortamı ve mide asidinin bunda etkisi vardır. Şişmeleri sebebiyle tokluk sağlarlar. Bu özellikle çok sık acıkanlarda ve abur-cubur yiyecekleri tüketenler için çok önemlidir. Zararlı alışkanlıklardan kurtulmak için lifli gıdalar daha çok kullanılmalıdır .

Midede işlemleri bittikten sonra barsağa geçerler ve burada parçalanmaya başlarlar. Ancak liflerin iki ayrı türü vardır. Biri çözünebilen bir diğeri de çözünemeyen liflerdir. Çözünebilen lifler barsakta çözünebilirler. Kan şekeri , kolesterol gibi maddelerin kana geçişini yavaşlatırlar veya bir kısmının emilmeden atımını sağlarlar. Bu nedenle diabetik ve kolesterol hastalarına yüksek lifli beslenme önerirler. Bunlar özellikle elma ve yulaf lifinde bulunurlar. Diğeri çözünmeyen liflerdir. Buğday ve çavdar lifinde bulunurlar. Bunlar barsakta emilmediklerinden barsağın çalışmasını sağlarlar. Özellikle kabızlık gibi durumlarda biz bu lifi öneririz.

Peki bu lifleri almak için nasıl beslenmeliyiz ? Öncelikle temelde bazı alışkanlıkların değişmesi gerekecektir. Örneğin beyaz ekmek yerine kepekli ekmek , pirinç yerine bulgur gibi değişikliklerle bu sağlanabilir. Ayrıca kabuklu yenebilen meyveleri kabuklu yemek , çiğ sebze ve meyve tüketimini arttırmak lif alımını da arttırır. Bu nedenle beslenmede bu değişikleri yapmakta fayda vardır.

Lifli yiyecekler sadece gastrit ve ülser hastalarına önerilmez. Çünkü bu hastaların midedeki harabiyetini arttırabilirler.

Bir diğer önemli konu ise liften sonra su tüketimidir. Lifin etkilerini istediğimiz gibi görebilmek için lifli besinler yendikten sonra bol sıvı tüketilmelidir. Aksi takdirde lif midede şişemeyeceği için sindirim sistemini düzenli çalıştırmayacağı gibi kabızlığa da neden olabilir. Bu nedenle liften sonra bol sıvı alınmalıdır .

Son dönemlerde daha suni beslenmeye geçilmesi nedeniyle sindirim problemleri ciddi artış göstermiştir. Özellikle bu durumun kalıcı olmaması için daha lifli gıdalara yönelmelidir. Dünya Sağlık Örgütü günlük lif alımını 25 gr. önermiştir. Oysa türk beslenme alışkanlıkları incelendiğinde ancak 15 gr. Lif alınabildiği görülmüştür. Bu nedenle lif tüketimi arttırılmalıdır.

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

İyi kolestrol nasıl yükseltilir?

28/11/2007

Şu an kolestrol (LDL) için sunulan ürünlerden hiç biri  iyi kolestrolü yukarı çekmez.  İyi kolestrolünüzü kontrollü olarak yukarı çekmek için stresten uzak yaşamalı, düzenli spor yapmalısınız. LDL ilaçla yükseltilemez. Bu sözler Bios Life için geçerli değildir. Dünyada hem sentetik olamayan hem de LDL'yi üst değerlere çıkaran tek ürün Bios Life'tır.

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

Kolesterol nedir?

20/11/2007

Kolesterol nedir?
Kolesterol yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormonu....), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir. Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar. Arteriyosklerozda damar duvarında biriken tek madde kolesterol değildir; akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum... gibi maddeler de birikir. Toplumda arteriyoskleroz için damar sertliği, damar kireçlenmesi gibi ifadeler de kullanılmaktadır.Damarlar tüm vücutta yaygın olarak bulunur ve kalp, beyin, böbrek... gibi organlara kan taşıyarak bu organların görev yapmasını sağlar. Kolesterol hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin; kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol birikimi olursa göğüs ağrısı, kalp krizi gibi sorunlar oluşur. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.

İyi kolesterol-Kötü kolesterol
Kolesterol, yağımsı bir maddedir. Normal koşullarda, yağ suyun içinde çözünmez. Kolesterol de su özelliklerini taşıyan kanda normal koşullarda çözünmez. Kolesterol, kanda çözünmesi ve taşınması için karaciğerde bir protein ile birleştirilir (paket edilir). Bu kolesterol ile protein birleşimine lipoprotein adı verilir. Değişik tipte lipoproteinler vardır:1.LDL (low density lipoprotein, düşük yoğunluklu lipoprotein): Kötü huylu kolesteroldür.2.HDL (high density lipoprotein, yüksek yoğunluklu lipoprotein): İyi huylu kolesteroldür.HDL ve LDL kolesterolden başka lipoproteinler de vardır.
Yağ metabolizması bozukluğu olan hastaların yaptırdığı diğer bir kan incelemesi de trigliserid ölçümüdür. Trigliserid de kolesterol gibi kanda çözünen bir yağdır. Kan trigliserid düzeyi ile arteriyoskleroz arasındaki ilişki kolesterol kadar belirgin değildir.


Yüksek kolesterol nedir?
Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta için risk taşır. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir.
20 yaşın üzerinde Kan kolesterol düzeyi
200 mg/dl'nin altı istenilen düzeydir.
200-239 mg/dl arası sınırda yüksek’tir.
240 mg/dl'nin üstü ise yüksektir.
Kan LDL-kolesterol düzeyi
130 mg/dl'nin altı istenilen düzeydir.
130-159 mg/dl arası sınırda yüksek’tir.
<160 mg/dl'nin üstü ise yüksektir.
Kan HDL-kolesterol düzeyi
35 mg/dl'nin altı düşüktür.
Kanda Kolesterol >200 mg/dl
veya LDL-kolesterol>130 mg/dl
veya HDL-kolesterol <35 mg/dl İSE >RİSK FAZLADIR

HDL-kolesterol yükseldikçe risk azalır. Ortalama HDL-kolesterol düzeyi kadında 55 mg/dl ve erkekte 45 mg/dl’dir yani kadınlar bu yönden daha şanslıdır.


Kan trigliserid ölçümüne göre sınıflandırma

< 200 mg/dl ----> Normal
200-400 mg/dl ----> Sınırda yüksek
400-1000 mg/dl ----> Yüksek
> 1000 mg/dl ----> Çok yüksek

Kanda kolesterolün yüksek olması bir yağ metabolizması bozukluğudur. Yağ metabolizması bozukluğundan şüphe edilen bir hastada yapılması gereken kan alınarak öncelikle kolesterol, LDL-kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid düzeyi ölçülmesidir. Tedaviye karar vermeden önce bu değerler en az 2 kere ölçülmelidir.Tedavi düzenlenirken öncelikle LDL-kolesterol düzeyleri temel alınmalıdır.


Kolesterol niye yükselir?
Kanda kolesterol düzeyini etkileyen çok sayıda faktör vardır. Bu faktörlerin bazıları önlenebilir niteliktedir. Bunlardan bazıları:
1.Kalıtımsal Faktörler
2.Gıdalar
3.Şişmanlık
4.Stres

gibi faktörler kolesterolü ve kötü huylu kolesterolü yükseltir.Düzenli egzersiz iyi huylu kolesterolü yükseltir ve kötü huylu kolesterolü azaltır.60-65 yaşa kadar yaşla birlikte kolesterol düzeyi artar. Kadınlarda menopozdan sonra kolesterol düzeyi artar.


Kolesterol yükselmesine yol açan hastalıklar
Bazı hastalıklarda kolesterol düzeyi yükselir. Bu hastalıkları ikiye ayırarak incelemek mümkündür:
1.Kalıtsal yağ metabolizması hastalıkları
A.Hipotiroidi: Tiroid bezinin yetersiz çalışması.
B.Karaciğer hastalıkları
C.Nefrit: Böbreğin mikrobik olmayan iltihabi hastalıkları
D.Şeker hastalığı
E.Şişmanlık
F.Bazı ilaçlar
2.Diğer hastalıklar


Kolesterolün önemi nedir?
Kalp ve damar hastalıkları Türkiye'de ve diğer ülkelerde ölüm ve kalıcı sakatlıklara yol açan yaygın sorunlardır. Türkiye’de 6 milyon kişide kan kolesterol düzeyi sınırda yüksek (200-239 mg/dl) ve 2 milyon kişide yüksektir (240 mg/dl). Gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sıradadır ve yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya geciktirilebilir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü kalp ve damar hastalıklarını 1 numaralı insanlık düşmanı ilan etmiştir.Kalp ve damar hastalıklarını kolaylaştıran faktörlere kardiyovasküler risk faktörleri adı verilir. Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta için risktir ve kolesterol yüksekliği bir kardiyovasküler risk faktörüdür. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.

Kardiyovasküler Risk Faktörleri
Kolesterolü yüksek hastalarda, kardiyovasküler risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve mümkünse değiştirilmesi, tedavinin temel noktalarından birisidir. Kolesterolü yüksek hastalarda, kolesterol yüksekliği dışındaki kardiyovasküler risk faktörlerine de sık rastlanır ve bu kardiyovasküler risk faktörlerinin düzeltilmesi ile kardiyovasküler kalıcı hasar ve ölüm riski kesin olarak azaltılır. Aşağıda kardiyovasküler risk faktörleri özetlenmiştir:
Hipertansiyon
Lipid (yağ) metabolizması bozukluğu, Kolesterol yüksekliği
Sigara Diyabetes mellitus (şeker hastalığı)
Şişmanlık
Fiziksel aktivite azlığı ve sedanter yaşam
Yüksek hematokrit (kanda çok fazla hücre bulunması)
Artmış trombojenik faktörler (kanı pıhtılaştıran faktörler )
İleri yaş
Erkek cinsiyet
Aile öyküsü
Tip A kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, obsesif hırslı ve gergin kişilik)
Östrojen eksikliği
Alkol yoksunluğu (alkol bağımlılığı)
Fibrinojen yüksekliği
Ürik asit yüksekliği
Lipoprotein (a)
Belirgin beyin, kalp, böbrek veya damar hastalığı

Hipertansiyon, her yaş, cins, ırk için önemli bir kardiyovasküler risk faktörüdür ve hem büyük hem küçük tansiyonun yükseldikçe kardiyovasküler risk artmaktadır. Hipertansiyon tedavisi ile kardiyovasküler risk azalmaktadır.

Lipid (yağ) metabolizması bozuklukları, majör ve düzeltilebilir kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Yapılan tüm büyük çalışmalarda serum kolesterol düzeyi ile kardiyovasküler risk arasındaki ilişki gösterilmiştir. HDL-kolesterolün düşüklüğü de bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Diyetin kolesterol içeriği ile kardiyovasküler risk arasında da doğrudan ilişki vardır.

Şişmanlık ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişki birçok çalışmada gösterilmiştir. Ancak şişman hastalarda, hipertansiyon, fiziksel aktivite azlığı, diyabetes mellitus (şeker hastalığı) ve lipid metabolizması gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerine da daha sık rastlanır ve bu kardiyovasküler risk faktörler, şişmanlığın bağımsız etkisini maskeleyebilir.


Yetersiz egzersiz kardiyovasküler riski arttırır. Öte yandan sedanter yaşam, kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı kontrolunu zorlaştırır. Düzenli egzersiz yapanlarda, koroner arter hastalığı riski de azalır.

Diyabetes mellitus (şeker hastalığı) iyi bilinen bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Ayrıca diyabetik hastalarda lipid (yağ) metabolizmasi bozuklukları, hipertansiyon, şişmanlık gibi diğer kardiyovasküler risk faktörleri de sıktır.

Sigara, koroner arter hastalığı sıklığını arttırdığı gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin etkisini de arttırır. Sigara içimi, Türkiye'deki en önemli sağlık problemlerinden birisidir ve ne yazık ki kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Sigaranın bırakılması ile koroner arter hastalığı riski azalır ve bu azalma 12 ay sonra en belirgin hale gelir.

Tip A kişiliğine sahip kişiler, mükemmeliyetçi, obsesif, hırslı ve gergin bir özellik sergilerler.

Yüksek kolesterolün vücuda verdiği zararlar
Kanda aşırı miktarda bulunan kolesterol yavaş yavaş (yıllar içinde) damar duvarında birikir. Bu birikim sonucu o damarda daralma, tıkanma ortaya çıkar. Bu durum bir su borusunda pisliklerin birikmesine benzetilebilir. Kolesterol hangi damarda birikmişse o damarla ilişkili sorunlar ve hastalıklar ortaya çıkar.Kolesterol yüksekliğinde belirti ve bulgular çoğu zaman ani kolesterol yükselmesine bağlı değildir, uzun süreli kolesterol yüksekliğinin damar duvarında kolesterol birikmesine yol açmasının sonucudur. Yani kolesterolünüz şu andaki değerinin 2-3 katına yükselse ve 3-4 saat yüksek kalsa size bir zararı olmaz. Asıl sorun sizde daha önce uzun süreli kolesterol yüksekliği olmasıdır.Kalbi besleyen damarlarda (koroner arter) kolesterol birikimi bu damarlarda tıkanma ve daralmanın sonucu göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi sorunlara neden olur. Bunların sonucu hasta koroner by pass ameliyatı (cerrahi olarak darlığın ortadan kaldırılması) veya anjiyoplasti (balonla daralmış koroner arterin genişletilmesi) işlemine ihtiyaç duyabilir.Beyini besleyen boyun damarlarında kolesterol birikimi olması felçlere, konuşma bozukluklarına, dengesiz yürümeye, bilinç kaybına yol açar.Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.Ana atardamarda (aort) kolesterol birikimi de tehlikelidir. Buradan kopan kolesterol birikintileri daha küçük damarları tıkayarak çok değişik sorunlara yol açabilirler: Bağırsağı besleyen damarları tıkayarak bağırsak ölümüne, göz damarlarını tıkayarak körlüğe, bacak damarlarını tıkayarak gangrene... yol açabilirler.
Kolesterol yüksekliğine bağlı sorunlar ortaya çıktığı zaman hasta geç kalmış olabilir; bu nedenle kolesterol yüksekliğini önlemek, yükselmişse düşürmek çok önemlidir.

Kolesterol-yüksek tansiyon ilişkisi
Kolesterol ve yüksek tansiyon arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Yani kolesterol yüksekliği yüksek tansiyona, yüksek tansiyon kolesterol yüksekliğine yol açmaz. Ancak ikisinin hedefi ve zarar verdiği organ aynıdır: Kan damarları. Yüksek tansiyon kan damarındaki basıncı yükselterek aşınma, yırtılmalara neden olur. Bu durum su borusu içindeki basıncın artmasına bağlı sorunlara benzetilebilir. Yüksek kolesterol de damar duvarında kolesterol birikimine yol açarak damarlarda daralma, tıkanmalara yol açar. Yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği kan damarına diğerinin verdiği zararın şiddetini arttırır ve ortaya çıkmasını çabuklaştırır. Bu nedenle hem kolesterol yüksekliği hem de yüksek tansiyon tedavi edilmelidir.

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

Bios Life Referansları

20/11/2007

Bios Life Referanslar ve Klinik Araştırmalar
Ürünün en önemli referansları FDA ve PDR (Physicians's Disc Reference) 'dır. Bu kitap doktor ve eczacıların kanun kitabıdır. Ürün Bilimsel dünyada kabul görmüştür. Bu Kitap ta FDA onaylı tedavi edici ilaç ve ilaç olmayan ürünler yer alır. İçerisinde Bayer, Pfizer ve Novartis gibi birçok dünya devi firmanın ürünü yer alır. Binlerce ilaç ürünü olan firmaların da bu kitabta yer almayı başarmış ürün sayısı çok azdır.
 
Unicity firmasının ürünleri ilaç olmayıp tamamen doğal olmasına rağmen bu kitaba girmeyi başarmıştır. American Kalp Vakfı, American Diabet Vakfı, Harvard Medical School, Washington D.C. Univercity, College of Sport Medicine, Cleveland Clinik, Gent Univ. Sporcu ürünleri Dünya Olimpiyat komitesi tarafından içinde doping maddesi bulunmadığına dair dünyanın önde gelen üniversiteleri tarafından onaylanıp kabul kabul görmüştür.
Amerika'da 3 milyon kişi üzerinde denenen Bios Life' ın sonuçları harika olarak nitelendirilmektedir

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

Bios Life Nedir?

20/11/2007

BİOS LİFE COMPLETE  

Bios Life Nedir? Bios Life Complete, dünyada ilk kez geliştirilmiş lif ağırlıklı, iyi kolesterolü destekleyen klinik araştırmaları ile ispatlı, yan etkisi olmayan doğal ve sağlıklı bir lif içeceğidir.

Doğal lif, vitamin ve minerallerle beslenme programını en iyi şekilde destekler.

Bios Life Complete, dünyada ilk kez geliştirilmiş lif ağırlıklı, iyi kolesterolü destekleyen klinik araştırmaları ile ispatlı, yan etkisi olmayan doğal ve sağlıklı bir lif içeceğidir.

Doğal lif, vitamin ve minerallerle beslenme programını en iyi şekilde destekler. Bağışıklık sistemini aktifleştirerek daha zinde tutar ve hastalıkları önlemede yardımcı olur.
 
İçeriğindeki B vitamini kompleksiyle kalp damar sistemini koruyarak kalp krizi riskini azalttığı gibi çok değerli vitamin ve mineralleri sayesinde kardiyovasküler rahatsızlıklar, stres, tansiyon gibi rahatsızların iyileşmesinde yardımcıdır.
 
Bioslife, açlık hissini azaltır kilo kontroluna yardımcı olur. Bağırsak Sistemini temizler, Sindirim Sisteminin düzenli çalışmasına % +30 oranında yardımcı olur.
 
İçeriğindeki lifler sayesinde Glikoz dağılımını engeller ve böylece yüksek şeker değerlerine karşı önlem almaya yardımcı olur.
 
İçeriğindeki değerli lifler, vitaminler ve mineraller sayesinde rahim kanseri, göğüs kanseri, prostat kanseri türlerini önlemeye yardımcı olur. Endotel dokuların korunması ve tamirine yardımcı olur. Vücuttaki Nitrik Oksit (NO) in dengelenmesine yardımcı olur

 

Bios Life'ın İçeriği Nelerdir? Guarçekirdeği unu, ( Gummi Arabicum), Keçiboynuzu unu, Salkımağacı Sakızı, Pektin,Yulaf Lifi, Askorbik Asit, Vitamin E Asetat(Doğal), D-alfa-tokoferol Asetat, Niyasinamid, Vitamin B 12, Sodyum Selenit, Pridoksin Hidroklorit, Folik Asit, Soya Konsan tresi, Kalsiyum Karbonat, Beta-glükonat, Ham Şeker Özü, Çinko Glükonat, Krom Klorat, Portakal Aroması(Doğala özdeş)Maltodeks trin(Buğdaydan) Portakal Suyu Tozu, Si trik Asit ihtiva eder.

 

Bios Life Kullanım Şekli Özellikle kullanıcıdan kullanım öncesinde kan değerlerini ölçtürmeleri rica edilir(çıkacak değerlerlekıyaslayabilmke için).

 

Yağlı yemeklerin tüketildiği öğünlerde günde iki defa 250-300 Mg. su ile bir poşet karıştırılarak her yemekten on dakika önce içilir. Kullanımda günde 1,5-2 Lt su tüketimine dikkat edilmeli. Kullanıcı zengin lif ağırlıklı besine vücudu alışmadığı için özellikle ishal veya kabızlık problemiyle karşılaşabileceği bunun doğal olduğunu bildirmek ve bu durumda metabolizma kendini toparlayana kadar(10-15gün) günlük tek poşet kullanması önerilmektedir.

 
Bazı Vitaminlerin vucudumuza faydaları

B vitamini kompleksiyle kalp damar sistemini koruyarak kalp krizi riskini azalttığı gibi çok değerli vitamin ve mineralleri sayesinde kardiyovasküler rahatsızlıklar, s tres, tansiyon gibi rahatsızların iyileşmesinde yardımcıdır.

 

Lifli yiyeceklerin vucudumuza   faydaları  

Lifli yiyecekler açlık hissini azaltır kilo kon troluna yardımcı olur.

Bağırsak Sistemini temizler,

Sindirim Sisteminin düzenli çalışmasına % +30 oranında yardımcı olur.

 

lifler Glikoz dağılımını engeller ve böylece yüksek şeker değerlerine karşı önlem almaya yardımcı olur.
 

Kolesterol Nedir?

 Yalnızca hayvansal dokularda bulunan bir yağdır. Hücre zarları ve sinir lifleri bu yağla yalıtılmışlardır. Yağ asitlerinin metabolizması ve vücut içinde taşınması sırasında kolesterol molekülleri rol alır.

Hormonların üretiminde büyük önemi vardır. Bu yüzdendir ki, bu hayati yağ molekülü karaciğer tarafından daimi olarak üretilmektedir. Ne var ki, hayvani gıdalarla aldığımız fazladan kolesterol, kanda dolaşan kolesterol miktarını arttırır ve zararlı olacak seviyelere ulaşmasına sebep olur.

Koyun eti, tereyağı, yumurta, kabuklu denizhayvanları, beyin gibi sakatatlar bol miktarda kolesterol içerirler. Bu hayvansal gıdalar düzenli olarak alındıklarında damar sertliği erken yaşlarda ortaya çıkar. Kan kolesterol düzeyinin yüksek olması kalp damar hastalığı tehlikesini arttırır.

Kişinin kolesterol düzeyi ne kadar yüksekse kalp hastası olma ihtimali de o kadar yüksektir.

Türkiye'de erkek ve kadında birinci sırada gelen ölüm nedeni kalp damar hastalığıdır. Kolesterol karaciğerden hücrelere ve hücrelerden tekrar karaciğere kan yoluyla taşınır. Kolesterol ve diğer yağlar kanda erimedikleri için lipoprotein denen paketler halinde taşınırlar.

Kolesterol kan dolaşımında 3 farklı paket halinde taşınır.

 

Bunlardan biri HDL yani yüksek yoğunluklu lipoprotein olarak isimlendirilir.

Diğeri LDL yani düşük yoğunluklu lipoproteindir. Daha az oranda ise çok düşük yoğunluklu lipoprotein;

VLDL halinde bulunur.

 

Toplam Kolesterol: 200 mg/dl den düşük  Normal 200 mg/dl'den yüksek -

Yüksek LDL Kolesterol 110 mg/dl den düşük - Normal 110 mg/dl ve üzeri -

Yüksek HDL Kolesterol 40-60 mg/dl arası - Normal 60 mg/dL den yüksek - Yüksek

 

Kötü Kolesterol: LDL LDL kolesterol kanda kolesterolü taşıyan başlıca pakettir. Kanda yüksek olduğu zaman damarların içyüzüne yapışıp buralarda plaklar oluşturur. Kolesterol dışındaki bazı maddelerin de eklenmesiyle bu plaklar büyür ve bunlar üzerinde oluşan çatlaklarda oluşan pıhtılar damarları tıkar.

 

İyi Kolesterol: HDL Kandaki kolesterolün bir bölümü de HDL-Kolesterol adı verilen paketlerin içinde taşınır. HDL-Kolesterol damarlarda kolesterolün birikimini önler. Yapılan araştırmalar HDL- Kolesterolü yüksek olan kişilerde kalp hastalığının daha az olduğunu göstermiştir. Türk Kardiyoloji Derneğinin yapmış olduğu araştırmalarda Türk toplumunda HDL-Kolesterol değerinin düşük olduğu gösterilmiştir. Sigara içme ve şişmanlık iyi kolesterolü düşürür, düzenli egzersiz yükseltir.

 

Kolesterolü Düşürmenin Yolları: Bol meyve ve sebze yiyin. Günde 3-4 porsiyon sebze, 3-4 porsiyon da meyve yiyiniz. En ideali her ikisinden de her gün 5er porsiyon tüketmektir. Meyve salatası yapabilir ya da meyveleri sıkıp içebilirsiniz. Sebzeleri tüketmenin en basit yolu hepsini doğrayıp bir tencerede türlü olarak pişirmektir. Daha fazla salata yiyin. Domates, salatalık, mısır, göbek ya da marul, havuç...

 

Daha az yağ yiyin. Şekeri azaltın.

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı yaşam için Bios Life ideal çözüm. Dünyanın önemli doktorlarının önemli kliniklerde ortaya çıkardığı doğal ve yan etkisi olmayan muhteşem ürünü artık Türkiye'de. Network Franchising yöntemi ile satılan ürüne ulaşmak veya bayi olmak için lütfen bana ulaşın.

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

    Kategori yok

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro